Kendi benliÄŸini bulamayan toplumlarda ihanet her zaman ön plandadır.Kürdistan’ın iç dinamiklerini yok etmek, Kürt kalelerini içten fethetmek 'Kürdü,Kürde karşı kullanma' stratejileriyle her dönemde Kürtlere büyük kayıplar verdirildiÄŸini görebilmekteyiz.(a.a.)
(İç ihanetler, teslimiyet sonucu birliÄŸin saÄŸlanamaması ve yenilgiye doÄŸru gidiÅŸ karşısın da yenilgi ve teslimiyeti red eden ve başına ödül konulan AliÅŸer, 1921 yılında 15 yakınıyla birlikte Dersim'e çekilir.
Dersim'de Kürdistan devletini oluÅŸturma giriÅŸimlerini sürdürür.
çıkan aftan yararlanan akrabaları Koçgiriye geri dönerler. Yanında eÅŸi Zerife ile yeÄŸeni Sabri ve Sabri'nin eÅŸi ile 4 kiÅŸilik bir aile oluÅŸtururlar. Seyid Rıza ile birlikte direniÅŸçi olarak 1937 harekâtında yer alır. Ordu kurar ve askeri planları hazırlar ve uygular.
Ovacık, Hozat ve çemiÅŸgezek'teki aÅŸiret liderlerini dolaÅŸarak örgütleme çalışmalarına baÅŸlar. Kürtlerin özerkliÄŸi için Ankara'ya telgraflar çeker ve heyetler gönderir.
Ankara'ya MV olarak çaÄŸrılanların Kürtleri temsil etmediklerini bildirir.Baytar Nuri Dersimi ile birlikte harekâtın örgütçülüÄŸünü ve öncülüÄŸünü üstlenir.
Hekimlik, ozanlık ve örgütçülük çalışmaları devam ederken Dersim isyanı baÅŸlayınca daha güvenlikli gördüÄŸü Seyit Rıza'ya yakın olan Sultan Baba Dağının eteklerinde Celalettin HarzemÅŸah'ın mezarına yakın bir maÄŸarayı ev haline getirerek yine yeÄŸeni Sabri ile karısı ve eÅŸi Zarife ile 4 kiÅŸilik aile olarak daÄŸdaki yaÅŸamına baÅŸladı.
Dersim savaşı kızışıyor ve çember daralıyor. Koçgiri'den beri peÅŸinde olan Jandarma İstihbarat teÄŸmeni Nazmi Sevgen harekatın asıl akil liderinin AliÅŸer olduÄŸunu bildiÄŸinden O'nu ortadan kaldırırsa savaşın kazanılacağına üstlerini ikna ediyor ve hain tuzağını uyguluyor.
Daha önce para ve çeÅŸitli vaatlerle elde ederek hain bir iÅŸbirlikçi muhbir ve milise dönüÅŸtürdüÄŸü Seyit Rıza'nın kardeÅŸinin oÄŸlu olan Rayber'i (Qopo) görevlendiriyor. Rayber de bu iÅŸ için kuÅŸkulanılmayacak biri olan AliÅŸer'in kirvesi de olan Zeynel Top'u seçiyor. AliÅŸer ve karısının kellelerini getirirlerse kendilerine bir teneke altın verileceÄŸini ve ayrıca birçok vaad ile toprak alacaklarını ve bunları paylaÅŸacaklarını söyleyerek anlaşıyorlar.
“Rayber Kopo ( Qopo ) ; Seyd Rıza'nın kardeÅŸinin oÄŸludur. T.C. yetkilileri kendisini satın almışlardır. Sürekli istihbarat toplar ve T.C.'ne iÅŸbirlikçi Kürt yaratmaya çalışmıştır.
Zeynel Top ise; Ali AÄŸanın oÄŸludur. Seyd Rıza'nın koruması altında büyür. Aileye baÄŸlıdır. T.C.'ye baÄŸlı kolluk kuvvetleri Sin ile Hozat arasındaki alandaydı ve bu güce 17'ci karargah tümeni adı verilmiÅŸti. General Kamil komutanlığı yapmaktaydı.
Dersim'liler tarafından T.C. güçlerine saldırılar düzenlenmiÅŸ. Zeynel de bu saldırılarda yer almıştı. Rayber (Kopo) Zeynel'in durumunu öÄŸrenip. Onu korkutarak, çeÅŸitli vaatlerde bulunarak ikna etmeye çalışmıştır. Zeynel'e “ Durumun ordu güçlerince biliniyor. Bir ÅŸeyler yapmazsan seni af etmezler. Devlet AliÅŸer'in peÅŸinde. O'nu ortadan kaldırırsak bol para, mal mülk alırız, diyerek ikna etmiÅŸtir.
Reyber'in amacı Zeynel'in eliyle bu çifti ortadan kaldırmaktır. Böylelikle Abbasan aÅŸiretiyle Seyd Rıza'nın da arası açılacaktır. Ve sonuçta Zeynel'i ikna eder. Zeynel, Usê Xıdêy Murti, Efendi yê Wank ê, Mıst ê Torn ê Surê, Celoy Us ê Feri, Palaxine'de ki maÄŸaraya doÄŸru yola koyulurlar.
MaÄŸaraya yaklaÅŸtıklarını gören Zarife kuÅŸkulanır ve eÅŸine “bu geliÅŸ hayra alamet deÄŸil, tedbirli olalım” diye uyarır. Ama AliÅŸer efendi; “baksana havale önlerinde kirvemiz Zeynel var. İkrarımızdan nasıl fenalık beklersin sen içeri gir ve yemek hazırla” der ve konuklarını karşılamaya maÄŸaranın önüne çıkar. Gelenler ateÅŸ etmeye baÅŸlar.
İlk mermilerin hedefi AliÅŸer'dir. Mistoy Sur ê AliÅŸer'i öldürür. Zarife Efendi'yi vurur. Misto'yla Zarife kapışırlar. Yerde birbirlerini vurmak için uÄŸraşırlar. Zeynel maÄŸaraya doÄŸru yönelir, içeri girer. AliÅŸer'in yeÄŸenini ve yerde Mistoy'la boÄŸuÅŸan Zarife'yi vurur.
Saldırgan guruptan biri ölmüÅŸ, iki kiÅŸi de yaralanmıştır. Zarife, AliÅŸer ve yeÄŸen Sabri'in kafalarını keserler. Silahsız olan Sabri'nin karısı ormana kaçarak kurtulur. MaÄŸarayı tümden ararlar. Bu çifte ait olan deÄŸerli eÅŸyaları, doküman -belgeleri, kitap ve defterleri de almayı ihmal etmezler.
Rayber Mezikê'de Zeynel'i bekler. Tilagê' ye oradan da Karargaha giderler. üsttegmen Nazmi Sevgen kendilerini karşılar. Her üç kahramanın başı Nurettin PaÅŸa'nın damadı Abdullah AlpdoÄŸan'a teslim edilir. Dersim'in adını deÄŸiÅŸtirip " Tunceli " yapan da Abdullah AlpdoÄŸan'dır.”
AliÅŸer; 09 Temmuz 1937 de katledildiÄŸinde 55 yaşında ve çok saÄŸlıklıydı.
Nazmi Sevgen'in bahsettiÄŸi mektuplar ve belgeler bu maÄŸaradan alınmıştır. Bu üç kahramanın baÅŸsız gövdelerini Seyit Rıza'ya götürdüklerinde “artık bu dünyada yaÅŸanmaz” diyerek tepkisini açıklar ve görüÅŸmeler yaparak teslim olmak üzere Erzincan'a gitmeye karar verir.
çünkü daha önce saÄŸ kolu AliÅŸer'i Rusya'ya, sol kolu Nuri Dersimi'yi de Suriye üzerinden Avrupa'ya göndererek mücadelelerini Dünyaya duyurmayı kararlaÅŸtırmışlardır. Nuri Dersimi yola çıkmış, AliÅŸer Efendi ise vurulduÄŸu gün yola çıkmak üzere hazırlıklarını yapmaktadır. AliÅŸer; edebiyatçı, öÄŸrenci yetiÅŸtiren sanatçı, diplomat, askeri örgütleyici, önder olan bir Kürt aydınıdır.
KTC nin (Kürt Teali Cemiyeti) aydın önderleri Dr. Nuri Dersimi, AliÅŸer Efendi gibi KızılbaÅŸ Kürt aydınlarıyla, Cemil PaÅŸazade ve Bedirhan iler gibi Åžafii Kürt aÅŸiret önderleri de Bağımsız Kürdistan'ın kurulması mücadelesine girdiler.
Senirkent ilçesinin arkasındaki dağın tepesinde bir tek aÄŸaç adeta bir ÅŸapka gibi eÄŸridir gölüne bakarak bir ÅŸeyleri koruyor gibi yaparak yalnızlığa direniyor. KonuÅŸtuÄŸum yaÅŸlı köylü ürkerek orada dedi.
O aÄŸaca asıldı ve altına gömüldü, ama sakın kimseye söyleme dedi. Ve ekledi orada çok aÄŸaç vardı. Koruluktu. Ama ne hikmetse o aÄŸaç yalnız kaldı ve yıllardır da kurumuyor dedi.
Türk kardeÅŸlerine güvenerek KurtuluÅŸ savaşına giren Kürtler Amasya Protokolüne ilk madde olarak yazdırdıkları “kurtarılacak bu topraklar üzerinde kurulacak Devlet Kürtlerin ve Türklerin ortak ve eÅŸit vatanı olacaktır” sözünün gereÄŸinin yerine getirilmesini talep ettiler.
Türk Devletini yanıtı; Kürt diye bir ÅŸey yok, Türkiye Türklerindir oldu. Bu yanıtla ihanete uÄŸradıklarını anlayan Kürtler; 1920-21 de Koçgiri, 1925 de Åžeyh Sait, 1930 da AÄŸrı- Zilan, 1938 de Dersim ve 1984 de PKK ile bu haklarını almak isteyen bazı kürdler,zaman icerisinde Öcalan ve PKK üst düzey yöneticilerinin yanlış politikaları nedeniyle hayal kırıklığına uÄŸramışlardır.
Öcalan ve PKK üst düzeyindeki kadrolar kürd halkını kürdlük adına kullanarak kürdlerin özgürlük savaşına en büyük darbeyi vurmuÅŸtur.
PKK içerisinde yeralan taban kürd halkının çocuklarıdır ve her yönüyle ilerici olmakla beraber,üst düzeydeki kadrolar tarafından yanlış yönlendirilmektedirler.
Kürt sorunu; bu ülkenin en büyük kurucu ortağı Kürtlerin hakları ve özgürlükleri verilerek, Devlete eÅŸit ortak edilmedikçe daha çok devam eder. Kürtler daha çok ALİŞER EFENDİ’LER çıkarır…..)
Devlet yönetimleri kendi halklarına karşı adaletli olmadıkları sürece içte huzuru yakalamaları mümkün olmayacaktır.Tanrının halklara verdiÄŸi tarihi özgürlükleri halklarından sakınan devletlerin sonu felaketle bitecektir.Kürt halkının aydın ve akil adamlarıyla uzlaÅŸmayı göze alamayanlar kendilerinin sonunu getireceklerdir.
Kürt halkının varlığını inkar etmek bir çözüm deÄŸil Tanrıyı ve Tarihi inkar etmek demektir.Dünya halklarının getirdiÄŸi akıl,bilim ve mutlulukta birleÅŸmek varken ! savaÅŸ çığırtkanlığını yapmak her iki halkada ihanet etmek demektir.Sonucu silahlarda arayacağımıza,akıl ve bilimde aramak en doÄŸru çözüm olacaktır.(a.a.)